Yılmaz Özdil “Yurtdışına gittiğinizde 'bu ülkede amma çok engelli var' dersiniz. Engelliler hayatın içindedir”

Yılmaz Özdil “Türkiye’de ise 'bu ülkede hiç engelli yok' sanırsınız. Hayatın dışına itilirler”

Fenerbahçe’ye Başkan Olmak İsterdim!

 

 

 

Gençlik ve Spor Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şehnaz Yeygel’e röportaj veren İstanbul Valisi Muammer Güler, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 

İstanbul’a vali olmak büyük bir sorumluluk, her ilimiz çok önemli ama bir vali için ‘İstanbul’ ne demek?

 

İstanbul, Türk tarihinin serveti ve tek başına bütün ülkeye bakabilecek güce sahip. Bütün iller bir araya gelse İstanbul’a zor bakarlar ama İstanbul tek başına bütün bir Türkiye’ye bakabilir. Zaten İstanbul’la ilgili rakamlara da baktığınızda şunu söylemek mümkün; İstanbul, neredeyse Türkiye’nin yarısı. İthalatın, ihracatın, yaratılan katma değerin, finans içindeki payın, toplanan verginin yarısı İstanbul’da. Yani İstanbul, Türkiye’nin olmazsa olmazı. Avrupa’nın 9.büyük ülkesi. Ve elbette 3 büyük imparatorluğun başkenti olması sebebiyle de, ayrıca çok önemli bir yeri var. Önemli bir kültür merkezi, farklı din,dil,kültür ve anlayış içinde olan insanların bir arada yaşadığı, birçok insanın mezalimden kaçarak sığındığı ve kendilerine sıcak bir yuva kurdukları bir kent. Osmanlı’nın payitahtı ve devasa bir kültür zenginliği. ‘’İstanbul’un idaresi zor mu?’’ derseniz, elbette zor. Ama mutlaka, Türkiye’nin en büyük ili olarak en iyi şekilde yönetilmek durumunda.

 

Sporu seviyor musunuz, siz sportif bir vali misiniz?

 

Sporu sevmeme rağmen, spor yapmaya zaman ayıramıyorum. Şuan herhangi bir spor dalıyla ilgilenme fırsatım olmuyor. İnşallah emeklilikte.

 

Türkiye’de spordaki gelişmelere paralel olarak, İstanbul’da da bir gelişme-değişme oldu mu? Özellikle sizden sonra ne gibi değişiklikler oldu?

 

Tabii ki oldu, hizmete açtığımız tesislerin ışıltısı, sporu unutulanları şevke getirdi. Gençler ve öğrenciler boş arsalardan modern tesislere taşındı. Her bir hizmeti diğerine eklerken artık yorulmayacağımızı bilmek, gücümüze güç katmaktadır. Yepyeni stadyumlar, kapalı spor salonları, kapalı yüzme havuzları yaptık. Yetinmedik, çok sayıda tesisin çim saha, tribün, soyunma odaları ve aydınlanma gibi modernizasyon çalışmalarını gerçekleştirdik.

 

İstanbullunun bir spor kültürü var mı? Sporu seviyor mu?

 

İstanbullu sporu seviyor. Futbol, İstanbul’da da en fazla ilgilenilen, izlenen ve fırsat bulunduğunda fiilen yapılan sporların başında gelmektedir. Bunun yanında, artık İstanbul halkı sporun önemini kavramıştır. Yürüyüş yapmak, yüzmek, basketbol ve hentbol gibi çeşitli branşlarda aktivitelerde bulunmaktadır. Bizler de bütün ilçelerimize yüzme havuzu, spor salonu, futbol sahası gibi yepyeni modern tesisler kurmayı hedefledik. Hedefimiz, spor tesisi bulunmayan ilçe bırakmamaktır.

 

İstanbul’da , spor yatırımlarına desteğinizin çok fazla olduğunu biliyoruz. Ne kadar yatırım yaptınız ve İstanbul halkı bundan ne kadar haberdar?

 

Göreve geldiğim 2003 yılından beri, sadece İl Özel İdare bütçesinden spor yatırımları için toplam 300.875.000 TL kaynak aktarıldı. Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyemiz, ilçe ve belde belediyelerimiz de çok büyük yatırımlar yaptı.

 

‘’İstanbul tesisleşme hamlesini tamamladı’’ diyemiyoruz ama değil mi?

 

Çok sayıda tesis yapmamıza rağmen henüz daha projelerimiz bitmedi. İstanbul’daki spor tesislerinin, engellilerin kullanımına uygunluk durumunu, 2011 yılı sonuna kadar yüzde 100 oranında iyileştirmek hedefindeyiz. İstanbul’da spor salonu yeterliğini yüzde 40’lar düzeyinden 2011 yılı sonuna kadar yüzde 60’a çıkarmak, yüzme havuzu yeterliliğini yüzde 13’lerden 2011 yılı sonuna kadar yüzde 22’lere çıkartmak, futbol sahası yeterliliğini yüz

 

Gençlik ve spor yan yana geldiğinde ne tamamlanıyor?

 

Gelecekte, toplumda sorumluluklar yüklenecek yetişkinlerin iyi alışkınlıklar edinmesinde, gerek bireyler arası, gerekse toplumlararası iyi ilişkilerin kurulmasında ve devamında , çocukluktan başlayan beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin büyük önemi vardır. Sadece fikir eğitiminden sorumlu bir öğretim ve eğitim sistemi artık geçerli değildir. Çünkü insan sadece beyinden ibaret değildir, onun en az öteki kadar eğitilmeye gereksinimi olan bir vücudu ve ruhsal durumu vardır. Bunu sağlayan etkili yol da beden eğitimi etkinlikleri ve spordur. Sporun büyük yatırımlara ihtiyacı vardır. Sporu seven, ülkemiz açısından yararlarına inanan herkes ve her kuruluş, bu konuda ilgi ve katkısını esirgememelidir. Bunun için aileler, özel kuruluşlar ve yerel yönetimler, hep birlikte hareket etmelidir.

 

Gençliğe ne söylemek istersiniz?

 

Gençlerimizin yeteneklerini geliştirmesi, bu doğrultuda sergilemesi ve ülkemiz sporuna katkıda bulunması, bizlerin büyük mutluluğudur. Bu başarı çizgisinin yükseltilmesi adına, biz de bize düşen tüm katkıları ve sorumlulukları yerine getirmeye hazırız.

 

Sporcu gencin eğitimindeki temel ilkeler nelerdir?

 

Düzenli olarak spor yapılmasını sağlamak amacıyla; öncellikle 05-18 yaş grubundaki çocuk ve gençlerimizi spor yapmaya teşvik etmek, sporu sevdirmek , içki, uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak; Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda hoşgörülü, arkadaşlık duyguları gelişmiş, iyiyi, güzeli takdir edebilen, saygılı, kurallara riayet eden, erdemli elit sporcuları yetiştirmek, sporun daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak, Türk sporuna ve spor kulüplerine sporcu kaynağı yaratmak amacıyla 81 Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ‘nde 2006 yılı sonu itibariyle toplam 306.429 gencimiz çeşitli spor dallarında eğitilmiştir.

 

Eğitim hayatı, sporcu olmak isteyen genç için engel oluyor mu?

 

Çok önemli bir konu eğitim ve spor ilişkisi. Aileler bütün yatırımlarını çocuklarının eğitimi üzerine yapıyorlar, biz de çocukları üniversiteye girmeleri için teşvik ediyoruz. Şu anki çocukların üzerlerinde, bizim zamanımıza çok ağır yük var. En verimli çağlarında spora yönlendirmemiş oluyoruz. Oyunu bile sanal ortamda oynuyorlar. Doğaya ve çamura dokunarak, hissederek bir oyun sistemi yavaş yavaş azalıyor. İnsan sağlığı ve ruh sağlığı açısından, iyi bir şey değil. Hayatın da bir tadı ve lezzeti var, bunlardan mahrum kalıyorlar. O yüzden biz istiyoruz ki spora az çok yer olsun. Spor nedir,iyi bir seyirci nasıl olunur,iyi bir vatandaş nasıl olunur? Spor iyi insan demektir, kazanmayı ve kaybetmeyi bilen insan demektir. Hakça yaşamayı bilen insan demektir, yani iyi bir insan yetişmek için de bir metot. O yüzden okullarımızda,eğitim sistemimizde sporun daha fazla yer almasına ihtiyacımız var.

 

Kulüp başkanı olsaydınız hangi takımın başına geçmek isterdiniz?

 

Benim Fenerbahçeli olduğum gizli saklı değildir. Fenerbahçe benim için bir sevda… Fenerbahçeli olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Fenerbahçe’ye başkan olmak isterdim doğrusunu söylemek gerekirse.

 

Gençlik ve Spor Vakfı Dergisi

 

Bu konular da ilginizi çekebilir

25.10.2009 10:10 / 2 Yorum

 

2 yorum yapılmış »

  1. İatanbulda yaptıklarınıza bakılırsa bir fenerbahçeli olarak ALLAH KORUSUN demek geldi içimden sayın valim..

  2. Istanbul Vali’sinin böyle söylemisi yanlış bence. Çünkü istanbulda 3 büyük takım var.

 

 

Yorum yazın






EN ÇOK OKUNAN HABERLER

 

  © 2007 - 2014 AtarYemez