Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in Futbol Federasyonu Başkanı’na göndermiş olduğu ‘SMS’ gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Fanatik Gazetesi, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener başta olmak üzere Türk Futbolu’nu yöneten tüm yetkililere mesaj gönderdi.
Beşiktaş Başkanı, TFF Başkanı’na ‘kısaltılmış kelimeler’den oluşan bir mesaj atıyor; mesajın içinde ne yazdığı konusunda herkes farklı telden çalıyor: ‘bn’ acaba ‘ben’ mi, yoksa gerçekten ‘.bn.’ mi?
Spor dünyasının zirvesindeki iki ismin bir çift laf edememesi bir tarafa… Daha da dramatik olanı, cepteki gerilimin ‘tam metniyle’ gazetelere yansıması… Yazık oluyor, o koca koltuğun saygınlığı da Özgener de bitiyor!
Bursaspor, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş arasında kıran kırana yarış sürüyor. Kim şampiyon olacak, belli değil. Çünkü 5 hafta sonra sıralama baştan sona değişebilir.
Ankaraspor’u düşürdüler. Tamam ama Denizlispor, Sivasspor ve Manisaspor hâlâ ateş hattında. Hangileri düşecek, belli değil. Çünkü dedik ya, 5 hafta sonra sıralama baştan sona değişebilir.
Bu arada önemli projeler peşinde koşuyoruz. 2016’ya adayız mesela… Hiddink’le, Daum’la, varımızla yoğumuzla kulis yapıyoruz. Siyasiler bile taşın altına elini sokmuş, gelen UEFA heyetine mesajı vermişiz: “Biz, 2016’yı istiyoruz…”
Normal şartlar altında, Türkiye’nin futbol gündemini işte bu iki konu oluşturmalı. Ancak bakın biz neleri konuşuyor-tartışıyor, Edirne dışından bize bakanlara nasıl bir tablo sunuyoruz.
Kısa kısa, elimizden geldiğince anlatalım.
Önce TFF-Fenerbahçe gerilimi…
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, TFF Başkanı ve MHK Başkanı’nı sert bir üslupla hedef alıyor… TFF Başkanı, Galatasaray-Fenerbahçe derbisine 3 gün kala Fenerbahçe Başkanı’na aynı ağırlıkta bir yanıt veriyor. Mahmut Özgener’in açıklamasından bir gün sonra ise derbinin hakemi açıklanıyor. Ve tesadüfe bakın ki, Fenerbahçeliler’in büyük çoğunluğunun istemediği Cüneyt Çakır, derbiyi yönetiyor.
‘Yaratık’a ödül gibi ceza!
Diyarbakırspor Başkanı Çetin Sümer, bariz 2 penaltılarının verilmediği ve dolayısıyla kaybettikleri bir maç sonrası açıyor ağzını, yumuyor gözünü… MHK Başkanı Oğuz Sarvan’a ‘yaratık’ diyecek kadar ileri gidiyor. PFDK, bu açıklama nedeniyle Sümer’e ‘30 gün hak mahrumiyeti’ cezası veriyor. Fakat Sümer, geçtiğimiz pazar günü oynanan Galatasaray maçında, Ali Sami Yen Stadı’nda Adnan Polat ile birlikte ‘yasaklı olduğu’ yerde maçı izliyor.
Arda Turan için özel servis!
Tam Saha; Futbol Federasyonu’nun resmi yayın organı… Dergi piyasaya çıkmadan bir ya da iki gün önce tüm basın organlarına mailler atılır. Bu haberler, gazetelerde kullanılır ve böylece derginin de reklamı yapılır. Fakat… Son sayıda yer alan ‘Arda Turan röportajı’ sadece bir gazeteye servis edildi. Burada o gazetenin elbette hiç bir suçu yok, ancak TFF, böylesine basit bir konuda bile kriz çıkartmayı başarıyor!
‘Egemen’lik kayıtsız şartsız!
Ardından Beşiktaş-Trabzonspor maçı oynanıyor. ‘Polis haftası’nda ‘polis hakemimiz’ Bünyamin Gezer yönetiyor maçı… Son dakikada Egemen’in topa elle müdahalesini atlıyor ve Beşiktaş hem penaltıdan hem de üç puandan oluyor. Fırtına da işte bu maçın ardından kopuyor. Önce, Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in bu pozisyon sonrası evinde çılgına döndüğü ve federasyona savaş açtığı haberleri gazetelerde yer aldı.
Ardından MHK Başkanı Oğuz Sarvan basın önüne çıktı ve hakkında ortaya atılan iddialara yanıt verirken, Beşiktaşlılar’ın ‘bam teli’ne bastı: “Egemen’in pozisyonunu televizyondan bir kaç kez izledim, karar veremedim…”
İşte son krizin kısa mesajları!
Sonrasında ise Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in TFF Başkanı Mahmut Özgener’e telefondan attığı mesaj gündeme bomba gibi düştü. Demirören’in attığı iki mesaj aynen şöyleydi:
1- “Baskan herhalde sizin ekibe kufr etmrk lazmmiski hakemler ftbolla hentbolu karstrmasnlar ve bn l kizil oldugu surece bndan snra karsndayim saygilar”
2- “Baskan levente soyle bzm plaj voleybol takimi sampiyon oldu kupa torenine davetli sende”
Biz ‘futbol’ istiyoruz
Şimdi ortalık yıkılıyor… ‘bn’ ne demek? Demirören’in dediği gibi ‘ben’ mi, federasyon kanadının iddia ettiği gibi ‘.bn.’ mi?
Biz, futbol konuşalım istiyoruz. Biz, 28 Mayıs’a kadar tek vücut olmak, 2016’yı Türkiye’ye kazandırmak için çalışmak istiyoruz. Ama gündem işte bu…
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener başta olmak üzere Türk Futbolu’nu yöneten tüm yetkililere bir mesaj da biz atıyoruz:
“krzm yrlrd”
Artık kim, nasıl anlarsa…
‘Bu federasyon dikiş tutmaz’
Son olay gösteriyor ki, Türkiye Futbol Federasyonu maalesef bitmiştir… Bundan sonra da dikiş tutması mümkün değildir. Bu kadar çok önemli ve büyük kulübün karşı çıktığı, yönetimini beğenmediği bir federasyon sona gelmiştir. İşte bu yüzdendir ki, ben haziran ayında yapılacak mali genel kurulda seçim maddesinin de yer alacağını düşünmekteyim. Bakıyorsunuz herkesin federasyonla sorunu var, ama görüyorsunuz kulüplerin bir çoğu sesini yükseltmek istemiyor, hükümet sessiz kalıyor. Bunlar hep 2016 adaylığı için yapılıyor. “Bunlar kendi içlerinde savaşıyor” imajının oluşmasını istemediklerindendir. Ben anlamıyorum, Levent Kızıl öyle bir mesajı farklı yerlere çekmek istiyorsa söyleyecek bişey yoktur aslında…
Hüsnü Hayali (Futbol Federasyonu eski yönetim kurulu üyesi)
Levent Kızıl diyor ki: Yıldırım en yakın dostlarımdan biri. Hatta beni aradı, ‘yanlış anlama oldu dedi, özür diledi ve konu kapandı. Biz kavga edecek, birbirimize kızacak, küsecek insanlar değiliz. Biz zaten aile dostuyuz.
‘bn’ Meselesi Değil!’
Hakan Can
Günlerdir öyle yoğun ki gündem… Mahmut Özgener ağır bir dille eleştirdiği ve aynı dille cevap aldığı Fenerbahçe Başkanı’nın olduğu yere, voleybol maçına nasıl olur da gidermiş!
Bunu ‘onursuzluk’ olarak tarif eden yönetici de oldu, bu onursuzluğun (!) ‘hakemin puan çalması’ ile sonuçlandığını söyleyen de…
Bu konulara en iyi cevabı ‘Telegol’e bağlanan TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Aydınlar verdi. Özgener’in seyahatini onaylamayan yorumculara, “Ne yani, bundan sonra ne olacak? Birbirlerini mi öldürsünler! Spor tam da bu dargınlıkları gidermek için bir fırsattır” deyip, konuyu gerçek bir spor adamı gibi noktaladı..
Sanmıştık…
Sonra Demirören’in mesajı düştü gündeme…
“bn l Kızıl olduğu surece bndn snra karsndayım saygılar” mesajındaki ‘bn’nin ne olduğunu bulmaya çalışıyor herkes…
Kızıl, Demirören’e sormuş, Demirören ‘bn’nin ‘ben’ olduğunu belirtip, “Yanlış anlaşıldıysa özür dilerim” cevabını verince “Benim için konu kapamıştır” demiş, ama konu kapanmadı.
Özgener, Demirören ve Kızıl en az 20 senedir arkadaştır, belki özel hayatlarında daha ağır dille konuştukları dahi olmuştur.
Demirören’in mesajı eleştiri sınırlarında mıdır, değil midir tartışma konusu. Özel bir mesajın kurullara sevkedilmesi doğru mu değil mi, bir başka tartışma konusu. Ama ‘bn’ ‘ben’di, ‘.bn.’ydi tartışmasının gölgesinde kalan esas mesaj tartışılmalı.
“L Kızıl olduğu sürece karşındayım…”
Neden? “Lig yarışında Bursaspor’un zirvede yer alması ve 4 büyükleri sollamasının sebebi Levent Kızıl’dır” diyorsa Başkan, bu iddiayı kanıtlamalıdır. Beşiktaş Başkanı’nın gönderdiği bu mesaj yıl sonunda hedefin uzağında kalan tüm rakiplerin ortak beyanı mı olacak?
Levent Kızıl ilk yarıda Bursaspor-Diyarbakırspor maçının ardından Diyarbakır taraftar sitelerinde ‘hedef adam’ ilan edilmişti. Demirören’in mesajı da topluma açıklanınca daha kalabalık kitlelerin hedefi haline getirilmiyor mu?
Federasyonun iletişiminde ciddi eksikler var, Kızıl’ın da. Geçmişte Bursaspor taraftarlarınca “Fenerli başkan istemiyoruz” tezahüratlarıyla hırpalanan Kızıl, bugün bir tek Demirören değil, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’la da şeker renk.
Ne federasyon, ne Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı, ne de Levent Kızıl bu algının değişmesi için ciddi bir çaba sarf ediyor. Kızıl, Demirören’in o kısaltmanın ‘ben’ olduğu beyanından sonra konuyu kapatıyor. Kapatmamalı, deşmeli. Kapatınca ne oluyor? Ünlülerin uğrak yeri bir lokantada, aralarında İbrahim Yazıcı ve Levent Kızıl’ın da bulunduğu 7-8 kişilik futbol adamının bulunduğu masaya gelen herkes, “Başkanım hepimiz Bursa’nın şampiyonluğunu istiyoruz” derken Levent Kızıl’a yöneliyor. Kızıl herkese, “Kardeşim, Başkan burada. Temenni ve tebriklerinizi başarının sahibine yöneltin” dedikten sonra, “Ulusal gazetelere ‘Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı’dır’ diye ilan vermekten başka şansımız kalmadı” esprisini yapıyor.
Gerçekten öyle bir algı oluştu ki değiştirmek zor. Levent Kızıl kendisi üzerinden federasyon ve kurullarına yapılan eleştirileri bir basın toplantısıyla yanıtlamadığı takdirde ‘sükut ikrardan gelir’ yorumları da haksız olmaz…
Mesele ‘bn’den daha derin!
Fanatik Gazetesi