Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Kendisini eleştiren Attila Gökçe’ye Küçük İskender’in şiiriyle yanıt veren Hürriyet gazetesi spor yazarı Kaan Koç’a eleştiriler gelmeye devam ediyor.
Sabah gazetesi yazarı Gürcan Bilgiç’in ardından Zaman gazetesi spor yazarı Ahmet Çakır da Kaan Koç’un tutumunu eleştirdi.
Şu bizim meslek ve bazı adamlar…
Antalyaspor-Galatasaray maçı nedeniyle haftalık yazı günümü kaydırma zorunluğu doğduğundan Sabah’ta Gürcan Bilgiç kardeşim benden önce yazdı.
Hürriyet’teki son operasyonun ardından ortaya çıkan nevzuhur yazarlarından Kaan Koç, kendisini eleştiren ve uyaran Attila Gökçe Ağabeyimizi hedef alan çirkin bir yazı yayınladı.
Herhangi bir gazetede tek gün spor gazeteciliği yapmadan, Ercan Saatçi olayının ardından Hürriyet’e paraşütle inenlerden olan Koç’tan beklenebilecek olan da buydu. Çünkü durumunun ne kadar yersiz ve yakışıksız olduğunu o hepimizden iyi biliyor. O tedirginlik içinde çirkinleşiyor, başka şansı yok.
Ancak Gökçe’ye tepki gösterirken söyledikleri bütün sınırları aşacak nitelikteydi. Şair Küçük İskender’in ‘Yaşlı şairlerin tabutlarını biz taşıyacağız, ona göre konuşup davransınlar’ mealindeki sözlerini anımsatan Koç, aklı sıra Gökçe’ye dersini veriyordu. (Herhangi bir nedenle Küçük İskender’i referans göstermek yanlış anlamalara yol açabilir Koçum, dikkatli ol!)
Gürcan Bilgiç gerekeni söylemiş ama ben de ekleyeyim. Türkiye Spor Yazarları Derneği’ne 10 yılı aşkın süre başkan olarak hizmet vermiş, bu mesleğin en saygın isimlerinden olan Attila Gökçe Ağabeyimizin -Allah gecinden versin- tabutunu taşıyacak sağlamlıkta yüzlerce spor gazetecisi ve hatta binlerce okuru-dinleyeni her zaman bulunacaktır, sen işin o yanını hiç merak etme Koçum.
Daha önemlisi, Attila Gökçe Ağabeyimiz için emrihakkın vaki olmasından çok daha önce senin Hürriyet’teki defterin dürülür, bir bakıma tabutun kaldırılır. Ondan sonra da herhangi bir basın kuruluşunun önünden bile geçip geçemeyeceğini iyi düşünmen gerekir.
Başından beri uzak durmaya çalıştım ama durum beni çeşitli nedenlerle çok yakından ilgilendiriyor. Önce işin adını doğru koyalım: Ertuğrul Özkök’ün Hürriyet’te Esat Yılmaer’i gönderip yerine Ercan Saatçi’yi getirmesiyle başlayan gelişmeler, bugüne kadar spor basınına yapılan en üzücü saldırılardan biri oldu.
Sayın Özkök, buna benzer konularda çok orijinal fikirlere sahip olduğuna inanan biri. (Bunun bir örneğini TSYD seminerinde ortaya koymuş ve yalan transfer haberlerinden hoşlandığını söylemişti.) Öyle anlaşılıyor ki spor gazeteciliği dünyasında bir tıkanıklık gördü ve Hürriyet’te bunu aşabilmek için böyle bir hamle yaptı.
Olabilir. O kadar tutucu değilim. Tersine, buna benzer atılım ve değişimleri heyecanla karşılarım. Ancak kendisinin ve göreve getirdiği adamların, böyle bir yükün altından kalkabilecek donanımları olması koşuluyla…
İşe başladıklarından bu yana, dışardan insanların pek anlayamayacakları ama meslekten olanların rahatlıkla görebilecekleri rezaletler birbirini izliyor. İlginçlik sandıkları şeylerin büyük bir bölümü daha önce defalarca denendi ve hep fiyaskoyla sonuçlandı. Normal gazeteciliği bile doğru-dürüst yapabilecek kapasitesi olmayanların bunun çok ötesinde işlere soyunmaları acıklı-gülünç bir durum…
Minik bir örnekle yetinelim: Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat’ın iki günlük Mardin gezisi öteki bütün gazetelerde 8-10 fotoğrafla yayınlandı, Hürriyet’te tek satır ve kare çıkmadı! Bunun neresi ilginçlik, neresi gazetecilik! Var mı daha ötesi?
Şu da doğrudur: Hürriyet’e hak ederek gelen ve orada yazma imkanı bulan herkes öteki meslekdaşlarca kıskanılır. Amiral Gemisi olmanın getirdiği bir durumdur bu. ‘Neye ben değilim de o’ diye bakılır, ona göre değerlendirmeler yapılır. Ancak şu anda yaşanan durum bu değildir, fuzuli işgal sözkonusudur.
Her mesleğin birtakım gelenekleri, ilkeleri, özellikleri vardır. Spor gazeteciliğinde okuldan da yetişseniz usta-çırak ilişkisi, olmazsa olmazlardandır. Ancak bu şekilde mesleğin ilkelerini, geleneklerini, özelliklerini öğrenebilirsiniz. Öğrenemediğiniz zaman da Kaan Koç gibi olursunuz.
Onun gibiler, mesleksel donanımdan yoksunluklarının yanında yeterince zeki de değiller. Ercan Saatçi bunca yıldır Hürriyet’te yazıyor. Zekice bir değerlendirmesine tanık olmuş tek kişi var mı? Kaan Koç da birazcık zeki olabilse ‘Attila Ağabey konumundaki birinin eleştirisi, benim için büyük bir onurdur’ deyip işin içinden çıkar ve hepimizi fena halde ofsayta düşürürdü?
Mesleğimizi bilmiyorlar, donanımlı değiller, zekalarıyla ilgili belirtiler pek umut verici sayılmaz ve bu halleriyle Türkiye’nin en çok önemsenen gazetesinin spor sayfalarını bir yerlere taşıyabileceklerini sanıyorlar. Ha ha ha!
Zaman Gazetesi
MALESEF SAYIN ÖZKÖK”TEN KAYNAKLANAN BİR BERBAT DURUM BU.ÖZKÖK POLİTİKA YAZDIĞI İÇİN KENDİSİNİ BÜYÜK GÖRÜYOR HERHALDE.
Spor gazeteciliğinde de 40 yıl geride kAlmış,hala sanıyor spor gazeteciliği de 40 yıl geride.oysa bilmiyor orada çalışanlar kaç dil bilir,hangi okulları,hangi muhabirlik yollarını aşarak gelmişler o noktalara.
öyle ya bir AKP”nin telinden,bir MHP”nin bir DSPnin,sandı ki spor sayfasını da böyle sattıracak.kalktı dedi yalan transfer haberleri benim hoşuma gidiyor öyle olmalı diye))
üstelik bir müzisyene bir şaire koskoca gazetenin sporunu teslim edince harikalar yaratacam herkes beni alkışlayacak diye düşündü o engin bilgisiyle.
AHA BENDE ŞURADAN YAZIYORUM ÖZKÖK.
Hürriyetten kupon topluyorum diye bir iki gün daha alcam gazeteyi.sonra ne sizin ne ahmet hakanla,ne de damat ercanla alakam kalacak.
40 yıllık gazetemi yenilik yapacağım diye işin suyunu çıkaran bir yayın yönetmeni yüzünden bırakacam.Yukarda Allah var yalanım varsa ne olayım!
özkök 20 yıllık bense 40 yıllık hürryiteçiyim.Ya da dim.Allah daha mutlu etsin ailecek sayın Özkök”ü))
Ailede Başkaları varsa onları da ekonomi ya da magazin müdürlüğüne getirsin.oralarının da değşime ihtiyacı var))
ahh ahh Sayın Çakır , bırakın yazsınlar aslında herkes ayakların baş olduğunun farkında ! peki diğer taraftan çakma SAATÇİ Rıdvan Dilmen beyin duyarsızlığına ne dersiniz ? A.Gücü’nün topunun çizgiyi 10 cm geçtiği ispatlandı ve herkesçe kabul edildi ! Ziya Bey hakem görmemiş Carlos yan hakemin önünü kapatmış diyor, Sinan ve Gökmen beyler programda devam etmek uğruna içindekileri net bir şekilde açıklayamıyorlar..herkes bu olayı ve F.Bahçe’nin haksız yere kazandığı 2 puanı konuşuyor fakat Bay Dilmen maç yorumu yazısında bu olaydan tek kelime dahi bahsetmiyor. Artık macun tüpten çıktı..siz hiç merak etmeyin anlayan herşeyi gayet iyi anlıyor. Saygılar
Elinize sağlık Sayın Çakır! On numara tespitler!
Saygılarımla.
Ellerinize fikrinize teşekkür ederim sayın Çakar,Ercan saat çi ve saz arkadaşlarından bu spor koordenatörlüğü ,spor yazarlığı spor muhabirliği bu kadar icra edilebiliniyor,çoluk çocuk dabrukatör gitarist falan filan…..İdare edelim….Ama ben maalesef bu koca gazetenin bu spor sahifelerinin budurumlara düşeceğini hiç düşünmezdim .Hala önlerinde üst düzey yöneticilerin ,patronların fırsatları varken bunlara bir son vereceklerine,kadrolarını daha uygun ve uyumlu yazarlara bırakacaklarına inanıyorum.Hayırlısı ile…Bunlarda hayır yok ..
yukarda ib.göknar diye biri yorum yapmış.güya top çizgiyi geçmiş de,herkes mutabıkmış da…kim o herkes.anti-fenerliler mi?sen nasıl bakmak istersen öyle görürsün.tekrar izlersen,top özer’in gögsündeyken sağ ayak tabanıyla aynı hizada.sağ ayak tabanıda çizgide.var mı ötesi.haaa… ama yanlız izle,çünkü sadece yaznlızken kendine itiraf edebilirsin bunu.dışarda yine aynı terhane ib.göknar…
Tabii ya kovun Ercan Saatçi’yi, Kaan Koç’u, koyun onun yerine yılların usta gazetecisi, spor yazarları ve Tv yorumcularının en üst kademedeki duayeni İlker Yasin’i. Transfer edin yanına da, Osman Tanburacı, Aybars Hünalp gibi medyamızın nadide çiçeklerini. Kaan Koç Fenerbahçe’li gibi sanki, küçükken ezmek lazım başını.
Doğrusu bir okuyucu/izleyici olara, uslubü daha yumuşak, zekası biraz daha az, ama mantalite olarak Hıncal uluç’tan pek de bir farkı olmayan, Atilla Gökçe’nin bu kadar seveni olduğunu bilmiyordum. Gerçi bu tepki Atilla Gökçe sevgisinden yoksa, Ercan Saatçi’nin spor müdürlüğünden mi kaynaklanıyor henüz çözemedim.
Benim görüşüm, Ercan Saatçi veya ekibindeki Kaan Koç ve diğerlerinin, mevcut spor medyamızın % 99′undan bir farkı yok. Sadece spor medyasına biraz daha geç düşmüşler. Yani Ercan Saatçi zamanında müzikle uğraşacağına, Ertuğrul Özkök’ün damadı olsaydı ve o yıllarda girseydi spor medyamıza, şimdiye saygın isimlerden biri olurdu tabi mevcut spor medyamıza göre.
YUh hala topun çizgiyi geçmediğini iddia ediyorlar.Bir adamın bacağı dizden kırılıyken karnı bacağından daha ilerde olabilirmi.Topun çapı 50 cm miki çizginin üstünde olsun.Ama FB gol yerse olabilir tabii.insanda biraz utanma olur yahu