Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”

Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”

Hollywood Yıldızları Hangi Spor Yazarına Konuştu?

Habertürk Gazetesi

 

Dünyaca ünlü yıldızlar Hugh Grant ve Clive Owen Habertürk Gazetesi spor yazarı Murat Ağca‘ya konuştu.

 

Hollywood’un Oscar’sız İngiliz yıldızları Clive Owen ve Hugh Grant, ‘Spor Oscar’ları’ olarak kabul edilen Laureus Ödülleri töreninin gözde isimleri oldular. 10 yıldır spor dünyasının en önemli isimlerinin buluştuğu ve sporun en iyilerinin seçildiği ‘Laureus Ödül Töreni’ne bu kez Abu Dabi’nin dillere destan oteli Emirates Palace ev sahipliği yaptı. Törende ödülleri takdim eden ünlüler arasında yer alan Owen ve Grant, dev organizasyonu yerinde izleyen tek Türk gazetesi Habertürk’ün sorularını yanıtladı.

 

Geçen yıl bazı sahneleri Kapalıçarşı’da çekilen The International (Uluslararası) filminde suç çetesinin peşindeki bir interpol ajanını canlandıran Owen, İstanbul’un kendisinde ‘bağımlılık’ yaptığını söyledi.

 

Bu film için Berlin ve Milano’da da çekimler yapıldığını hatırlatan Owen, “Fakat İstanbul çok farklıydı. Mistik ve çok güzeldi. Gerçekten etkilendim, âşık oldum” dedi. Çekimler nedeniyle şehri yeterince gezme fırsatı bulamadığını söyleyen Owen, geçen yıldan beri eşi Sarah Jane Fenton ile İstanbul’a yeniden gitme planları yaptıklarını açıkladı: “Sanırım bu yaz iki kızımızı da alıp güzel bir yaz tatili için İstanbul’a geleceğiz” diyen Owen, kentin tarihi ve güzelliğiyle daha çok film için doğal plato olması gerektiğini de vurguladı.

 

Bir İngiliz’le, üstelik sporla ilgili bir aktivitede tanışıp da futboldan bahsetmemek olmaz. Hele bu isim geçen yılki ‘The Boys Are Back’ filminde bir spor yazarını canlandıran ‘Liverpool’ âşığı Clive Owen ise mümkün değil… “Liverpool” deyince hep gülümseyen suratı bir anda ekşiyor Owen’ın.

 

“Bu yıl durumdan hiç memnun değilim” deyip, başlıyor ‘spor yazarı’ edasıyla eleştirmeye: “Teknik direktör Benitez’e hâlâ güveniyorum ama artık toparlanmak gerek. Bu sezon utanç verici yenilgiler aldık. Kupadan da elendik”… Tabii bu konuşmayı yaptığımızda henüz Liverpool, bir tur önce Fenerbahçe’yi eleyen Lille’e 1-0’lık sonuçla yenilmemişti. Owen’ın ne kadar bozulduğunu tahmin etmek zor değil. Dünya’nın en iyi futbolcusunun Liverpoollu Steven Gerard olduğunu söyleyen Owen, “Onun hediye ettiği forma benim için çok değerli. Gözüm gibi bakıyorum” diyerek klasik bir İngiliz, fakat sıradışı bir aktör olduğunu gösteriyor.

 

Depreme Çok Üzüldü

 

Aynı partide bu kez etrafı güzel kadınlarla çevrili Hugh Grant’e yaklaşıyoruz. Selamlaşmanın ardından “Türkiye’den…” deyince cümleyi bitirmeden sıcak bir cevap geliyor: “Öyle mi, Türkleri çok severim. İngiltere’de birkaç iyi Türk arkadaşım var.” Biz sormadan Grant devam ediyor: “İstanbul’a sık sık gelirim.” “Öyle mi, pek duymuyoruz” diyecek oluyoruz, muzipçe gülümseyerek “Çoğu gizli tutuluyor” diyor. Grant’in Türkleri sevdiğine iyi bir kanıt da konuşmasının satır arasında söylediği “Elazığ’daki depremi TV’de gördüm. Gerçekten çok üzücü bir durum. Umarım yaralarınız çabuk sarılır” cümlesinde saklıydı.

 

Habertürk Gazetesi

clive_owen_hugh_grant

13.3.2010 12:03

 

 

 

Yorum yazın






  © 2012 AtarYemez