Yılmaz Özdil “Yurtdışına gittiğinizde 'bu ülkede amma çok engelli var' dersiniz. Engelliler hayatın içindedir”

Yılmaz Özdil “Türkiye’de ise 'bu ülkede hiç engelli yok' sanırsınız. Hayatın dışına itilirler”

Referans Gazetesi Gayrimenkulleri Masaya Yatırdı!

Referans Gazetesi’nden Kenan Başaran, ezeli rekabette 100.yılı geride bırakan Galatasaray ile Fenerbahçe’nin gayrimenkullerini masaya yatırdı…

17 Ocak 1909′da “Papazın Çayırı”nda Galatasaray’ın 2-0′lık galibiyetiyle başlayan “ezeli” ve “ebedi” rekabet 100 yaşında. Galatasaray ve Fenerbahçe, 100 yılda hem sportif hem de ekonomik açıdan Türkiye’nin en büyük iki markasına dönüştü.

Abdülhamit’in baskısından ötürü isimsiz olarak sahaya çıkan Galatasaray’a İstanbul’daki yabancı kulüpler “Another Team” (Diğer Takım) adını vermişti. 2000′de tüm dünya Another Team’in adını yani Galatasaray’ı ezberlemişti. Nitekim “işgal altındaki İstanbul”da yabancı takımları en çok yenen Fenerbahçe de geçen yıl adını bütün Avrupa’ya ezberletti. İki ezeli kulübün “derby” mücadelesi bugün artık ülke sınırlarından taşmaya başlamıştır.

Sportif açıdan baktığımızda kupa sayısında Fenerbahçe 3 kupa farkıyla önde. Ancak Galatasaray’ın müzesinde “2 tane Avrupa” kupasının olması nitelik bakımından Cimbom’u biraz öne geçiriyor. Birbirleriyle oynadıkları maçlara bakıldığında ise Fenerbahçe’nin bariz üstünlüğü var hem genelde hem de ligde…

Faaliyet yürüttükleri spor branşları ve sporcu sayılarında Galatasaray bir-iki adım önde. Sahip olunan markalarda da denk bir durum var ama bu markaların “ederi”ne bakınca Fenerbahçe “bariz” bir şekilde önde.

Brand Finance, bizim için 2008′in ilk 8 aylık verilerini de göz önüne alarak iki kulübün borsadaki şirketlerinin marka değerlerini ortaya koydu.

Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner, Fenerbahçe’nin borsa şirketinin marka değerinin 29, Galatasaray’ın ise 27 milyon euro olduğunu hesapladıklarını kaydetti. 2007 verilerine göre 403 milyon euroluk marka değeriyle Real Madrid’in lider olduğu göz önüne alınırsa kulüplerimizin borsadaki şirketlerinin marka değerinin bir hayli düşük olduğu gözüküyor.

Cimbom Gayrimenkul Kralı

İki kulübün gayrimenkul portföyünü ise bizim için gayrimenkul uzmanları Hüseyin Altaş ve Mutlu Demirdelen değerlendirdi. İki uzman, kulüplerin sahip olduğu veya üst kullanım hakkına sahip olduğu gayrimenkulleri rayiç bedelleri üzerinden değerlendirdi.

Biz de iki uzmanın değerlendirmelerinden yola çıkarak en düşük ve en yüksek aralığı belirledik. Buna göre gayrimenkulde Galatasaray, ezeli rakibine ortalama 2-2.5 kat fark atıyor.

Gayrimenkulde Galatasaray’ın bu kadar önde olması yaşanan tecrübelerden kaynaklanıyor.

Bir zamanlar lokal ve maç oynayacak stat sıkıntısı yaşayan Galatasaray, 1950′lerden itibaren gayrimenkul alımına büyük bir önem vermişti. Paralı başkan modeline dayanan Fenerbahçe ise Türkiye’de mülkiyeti kendisine ait ilk stadın sahibi olmasına rağmen (daha sonra bu mülkiyet GSGM’ye devredildi) uzun yıllar dikili bir taştan mahrum kaldı.

Ancak son yıllarda Aziz Yıldırım başkanlığında büyük bir hamle yaparak portföyünü genişletti.

Kuruluş aşamasında bir bahçıvan kulübesini kendine lokal olarak mesken tutan Fenerbahçe, bugün son derece modern tesislere sahip.

Saraya Kombine Sattı

Kulüplerin gayrimenkul ediniminde tarih boyunca siyasetle girdikleri yakın temas etkili oldu. Zaten bugün sahip oldukları mülkler de siyasi destekler sonucu son derece uygun şartlarda alınmıştı. Mekteb-i Sultani’ye sırtını veren Galatasaray’ın sırtını Osmanlı Sarayı epey sıvazlamıştır. “Ara pas” kabilinden bir misal vermek gerekise.. Kolojov takımını İstanbul’da ağırlayan Galatasaray, destek amacıyla Osmanlı sarayına 1404 kuruşluk bilet satmıştır. Yani denilebilir ki memlekette ilk “kombine bilet” satışını Galatasaray yapmıştır. Sarayın teveccühüne pek mazhar olamayan Fenerbahçe, İttihat ve Terakki’ye yanaşarak, bu açığı kapatmaya çalışmıştır. Ve o gün bugündür, üç büyükler sahadaki ve ekonomik alanda yürüttükleri rekabette öne geçmek için her daim siyasi odaklara pres yapmıştır. Elbette siyaset de bu kulüpleri halka ulaşmak için bir araç olarak görmüştür.

Sportif ve ekonomik olarak teraziye koyduğumuz ve kim daha “varlıklı” diye baktığımız Fenerbahçe ve Galatasaray’ın esasen en büyük “varlık”ları birbirleri. Yani Fenerbahçe’nin sahip olduğu en kıymetli varlık Galatasaray, Galatasaray’ın da Fenerbahçe’dir…

Ne var ki şu ana kadar rekabetlerinin 100. yılı şerefine ortak bir organizasyon tertiplememiş olmaları da hazindir…

Referans

Bu konular da ilginizi çekebilir

19.1.2009 02:01

 

 

 

Yorum yazın



Etiketler:




EN ÇOK OKUNAN HABERLER

 

  © 2007 - 2014 AtarYemez