Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Sezon öncesi başta Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener olmak üzere futbol dünyasının önde gelen isimleriyle bir araya gelen Vatan Gazetesi yazarı Reha Muhtar, ilginç bir konuya parmak bastı.
Sırlar Dünyası Gibi Yaşanmış Bir Olay…
Dün akşam Bursaspor-Denizli maçını izlerken, gözümün önünden geçti o inanılmaz olay… Hani sanki “Sırlar Dünyası” nın mucizevi bir olayıdır Türk futbolunun ileri gelen en tepe isimleriyle yaşamış olduğumuz…
Ağustos ayının sıcak bir gününün akşamı İstanbul’dayız…
Sunset restoranın çimenler üzerine kurulmuş Boğaz’ı, Kız Kulesi’ni ve Marmara’yı gören muhteşem manzarasında, hazırlanmış masanın o gece futbol dünyasından ağır konukları var…
Tam karşımda sevgili dostum Federasyon Başkanı Mahmut Özgener oturuyor…
Yanında federasyonun ikinci adamı Lütfi Arıboğan ile federasyon yöneticisi iş adamı Zafer Yıldırım var…
Kısa bir süre sonra masanın sol baştaki sandalyesine Futbol Federasyonu Asbaşkanı Levent Kızıl gelip oturuyor…
Dün gece Bursa’yla oynayan Denizli Başkanı Ali İpek’le gelmiş…
Ali İpek masanın Boğaz’a yakın kısmına oturuyor…
Benim solumda Şansal Büyüka…
Sağımda bizim gazetenin spor müdürü İbrahim Seten var…
İstanbul akşamı henüz göz gözü görüyor…
Masada sohbet, laf lafı açıyor, herkes espiriler yapıyor…
***
Sohbet konusu bol, çünkü o hafta lig başlıyor…
Fikstürler yeni çekilmiş…
“Hayırlı” bir lig olması temenni edilirken, “Bu fikstürle kim şampiyonlukta avantajlı olur” o konuşuluyor…
Federasyon’la, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın ilişkileri espiri ve atışmalar biçiminde konuşuluyor…
Hatırı sayılır bir Fenerbahçe’li ağırlığı olmasına rağmen masada, konu dönüp dolaşıyor benimle Levent Kızıl’ın arasına konuyor…
Levent Kızıl kimseden sakladığı yok, bir Fenerbahçe’li…
Ama Fenerbahçe’nin ötesinde Bursaspor’lu ve bir dönem Bursaspor’un başkanlığını yapacak derecede Bursa’lı…
O günkü ve halen devam eden görevi ise Federasyon’un Milli Takımlardan Sorumlu Asbaşkanı…
***
Espiriler, “şampiyonluk kupasını” kim alır üzerinde dönüyor…
Fenerbahçe mi, Beşiktaş mı, Galatasaray mı?..
Beşiktaş’ın Bursaspor’la ilişkileri limoni…
Fikstürün şansına bak ki son maç Bursaspor-Beşiktaş maçı…
Diyorum ki, “Allah vere şampiyonluk Beşiktaş için son maça kalmasa… Bursa maçı çok zor geçer, Allah korusun…”
Federasyon yöneticileri ise şampiyonluk kupasını kimin vereceği üzerine espiri yapıyorlar…
Mahmut Özgener dostum, o yemekte Sırlar Dünyası’nın mucizevi oluşumlarını hatırlatacak olayların ilk halkasını orada oluşturuyor:
“Reha…” diyor, “Eğer Beşiktaş o maçta şampiyon olursa, Şampiyonluk Kupası’nı Levent Kızıl’ın elinden alırsın ne dersin?..”
Masa bir anda hareketleniyor…
***
Çünkü Federasyon Başkanı’nın latife olarak söylediği acayip bir olay…
Levent Kızıl Bursaspor Başkanlığı yapmış bir Bursa’lı…
Beşiktaş’ın şampiyon olduğu bir son maçta, binlerce Bursa seyircisinin önünde Bursalıların arasının limoni olduğu Beşiktaş’a kupa vermesi, kendisi açısından “Çok zor” bir durum…
Buna karşın Federasyon Başkanı görev verirse, yapacak yolu yok…
Verirdi vermezdi bütün masa Levent Kızıl’a dönüyor…
Herkesle dost olan Levent Kızıl, gülümsüyor…
Ne söylese başına bir dert alacak…
“Binlerce Bursa seyircisinin önünde Kupa’yı veririm…” dese, masa durmayacak devam edecek…
Vermem dese daha beter bir durum…
Hani derler ya, aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık…
Tam öylesi bir durum…
***
Bu olay ligin başlamasına bir iki gün kala, Ağustos ayında İstanbul’da yaşanıyor…
İki hafta önce, Levent Kızıl’ı bir başka yerde görüyorum…
Aramızdaki sohbet koyulaşırken, o günü hatırlatıyor bana…
“Hani Bursa-Beşiktaş son maç olur mu?..” deyip de Beşiktaş o maçta şampiyonluğa giderse “Kupa nasıl verilecek, kim kupayı verecek” sorularının sorulduğu espirilerin arka arkaya patladıldığı o geceyi anıyor…
Elbette o gece “ne söyleyeceğini bilemeyen konumda olan Levent Kızıl’dı…”
Müstehzi bir gülümsemeyle geçiştirmeye çalışmıştı soruları ve latifeleri…
“Hatırlıyor musun o geceyi?..” dedi…
“Evet” dedim, “Elbette hatırlıyorum…”
O anda patlatıyor lafını…
“Bursa şampiyonluğa gidiyor… Ya o gece Bursa-Beşiktaş maçında Beşiktaş için konuştuklarımızı Bursaspor yaşarsa ne olacak o zaman?..”
***
İster misiniz, bizim o gece, Sırlar Dünyası’nda mucizevi olayların oluşu gibi konuştuğumuz maç gerçekten de Türkiye Ligi Şampiyonu’nu belirlesin…
Kim bilir belki de Beşiktaş değil, Bursaspor o maç sonunda Türkiye Lig’lerinde ilk kez şampiyonluk kupasıyla kucaklaşsın…
Peki kim verecek kupayı?..
Ben söyleyeyim…
O gecenin hatırına bu kupanın Levent Kızıl tarafından verilmesini doğru buluyorum…
En azından Mahmut Özgener’le beraberce…
Bursa veya Beşiktaş olması halinde, kupa Levent Kızıl’ın da ellerinin değdiği bir törende sahibine teslim edilmeli…
Futbol bahane…
Dostluk kazansın, dostlar sağolsun…
Vatan Gazetesi