Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Spor yazarlarının Beşiktaş-Manchester United maçına ilişkin yorumlarını sizler için derledik…
İbrahim Kaş ve İbrahim Üzülmez maksimum derecede performans gösterdi. Ancak karşılarındaki oyuncular çok etkiliydi. Bir de çok yalnız yakalandılar. Beşiktaş coşkulu taraftarının önünde maalesef kötü başladı. Bu turnuvada her puanın önemi var. İyi mücadelenin karşılığında bir puan alabilirlerdi ama olmadı.
Rıdvan Dilmen / Milliyet Gazetesi
Sık sık tekrar ediyorum, bu ligin şifresi: “Asla kaybetme”dir. Ama deplasmanda herkesi yenebilecek bir rakibiniz varsa, başka bir yol da bulunabilir. Yani evde kalan 2 maçı da kazanmak ve Old Trafford’dan başka bir yerde kaybetmemek artık şart.
Mehmet Demirkol / Milliyet Gazetesi
Koskoca maçın özetlenecek tek bir cümlesi var. Her şey dengede giderken Beşiktaş 1 puanı almışken, bir anlık gaflet her şeyi alıp götürüveriyor. Diğer bir deyimle Manchester United gibi takımlar kötü de oynasalar böylesine maçları angarya bile görseler, rakibin bir anlık zaafını gol olarak değerlendirebiliyorlar.
Ahmet Çakar / Sabah Gazetesi
Üç gün öncesi, üç gün sonrası… Değişen fazla bir şey yok…
Galatasaray maçında da, Manchester maçında da iyi görünen bir Beşiktaş…
Buna rağmen iki maçı da kaybeden bir Beşiktaş…
Gol atamadıktan sonra, iyi görünmüşün kimin umurunda…
Kazanman için atman, kaybetmemek için kaleni kapatman gerekiyor…
Beşiktaş’ta ikisi de yok…
Ne atabiliyor, ne de kalesini kapatabiliyor…
Şansal Büyüka / Akşam Gazetesi
Beşiktaş, dünya çapındaki rakibi Manchester United’a karşı ikinci yarıda başa baş bir mücadele verdi.
Kaybetmesi, aradaki tecrübe farkındandı. Yazık!
Ali Sami Alkış / Star Gazetesi
Aslında kayıplarla dolu lig maçlarından çok da farklı bir Beşiktaş yoktu. Belki biraz daha çalışkan ve hırslıydı ama aradaki sınıf farkı yüzünden daha fazlasını yapabilmek de mümkün değildi. Siyah Beyazlı takımın en iyisi Ernst’ti. Alman oyuncunun müthiş çabası takımı ayakta tuttu. Tabii o da bir yere kadar…
Ahmet Çakır / Zaman Gazetesi
Rakibi ne kadar güçlü olursa olsun, taşları yerinden oynanmamış, motive olan bir Beşiktaş’ın neler yapabileceğini bu maçla görmüş olduk. Şanssız bir golle de olsa Beşiktaş son derece iyi oynadı. Yazık oldu demek istiyorsanız tam zamanıdır.
Turgay Demir / Fotomaç Gazetesi
Aslında sıkışan, kilitlenen oyundu. Tipik bir beraberlik maçıydı. Atan kazanacaktı. Atılacak tek gol, alınacak 3 puan Beşiktaş’a ilaç gibi gelecekti. Tersi oldu. Şans da bu sezon Beşiktaş’ın yanında değil. Ancak şu da unutulmasın Manchester bir dünya devi.
Sanlı Sarıalioğlu / Yeni Şafak Gazetesi
Beşiktaş’ın en iyi mevkii yine tribünlerdi, bu kez maç sonu skora gösterdikleri olgun davranışla…
Bravo, seyirci takımdan daha esnek ve daha açık görüşlü…
Okay Karacan / Zaman Gazetesi
Televizyondan nasıl gözüktü bilmiyorum ama maçı canlı seyredince biraz da dikkatli bakınca, insanın morali bozuluyor. Öncelikle futbolun temel ilkelerine göre iki takım arasında büyük fark var. Hem de dağlar kadar.
Manchester United sahaya mükemmel yayılıyor. İleriye doğru 10 metre koşuyorlar, öne veya yana depar atıyorlar, 6-7 futbolcuları boşa çıkıyor. Topu kaptırdıklarında geriye ve yana 5-6 metre depar atıyorlar. Bu sefer de rakip için bütün alanlar kapatılıyor. Diyeceksiniz ki, “Bu kadar kolay mı?” Değil tabii ki. Çok çalışma isteyen, dikkat isteyen, özveri isteyen, futbol tekniği isteyen, oyun anlayışı isteyen bir olay bu. Adamlar sanki son iki yılın arabası gibi. Bizim Beşiktaş ise eski model. İtiyorsun, itiyorsun gitmiyor. Giderse gelmiyor, gelirse gidemiyor.
Erman Toroğlu / Hürriyet Gazetesi