Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Pazar günü oynanan Galatasaray-Gaziantepspor ile Trabzonspor-Sivasspor maçlarına ilişkin spor yazarlarının yorumlarını sizler için derledik.
Trabzonspor-Sivasspor : 3-1
Faik Gürses (Posta Gazetesi) : Bordo-mavililerin ikinci yarı startı fevkalade iyi başladı. Sivasspor maçı milat olarak kabul edilir, bu oyunun bende bıraktığı izler bir hafta silinmeyip istikrara dönüşürse hakikaten yıllardır Avni Aker’in üstünde görülmeyen GÜNEŞ açacaktır.
Serdar Bali (Star Gazetesi) : Trabzonsporlu ileri uç oyuncuları elamanları girdiği gol pozisyonlarını cömertce harcamaya devam ederse daha çok Fatih Tekke baskısı yerler. Kimseye de kızma hakları kalmaz!
İskender Günen (Takvim Gazetesi) : Sonuçta alınan 3 puanla ligin ikinci devresine iyi bir başlangıç yaptılar. Maçın ilk yarım saatindeki mükemmel oyunu daha da geliştirebilirlerse istikrarlı sonuçların yakalanabileceğini düşünüyorum.
Hasan Sarıçiçek (Türkiye Gazetesi) : Sonuçta söylenecek bir şey var ki, Şenol Hoca devre arasında bordo – mavili takıma inanılmaz bir öz güven, moral, hırs ve arzu kazandırmış. Ama takım disiplini hala soru işareti!
Tayfun Bayındır (Vatan Gazetesi) : Trabzon’un yeni kimliği süper. Şampiyonluk Trabzon’dan geçer. Sivas’ın işi çok zor. Hele Muhsin hoca ‘korkak’ maça başlamayı sürdürürse.
Cemal Ersen (Milliyet Gazetesi) : Peki, maç boyunca bizim sayabildiğimiz net on beş gol pozisyonu üreten, bunların üçünü gole çeviren, ikisinde ise direğe takılan Trabzonspor’un eksiği yok muydu? Elbette vardı. Hücumu bu kadar düşünürken savunmasında verdiği açıklar ve kademede yaptığı hatalar, Trabzonspor’un canını yakabilirdi.
Ahmet Ağaoğlu (Hürriyet Gazetesi) : Trabzonspor ligi nerelerde bitirir. Bunu şimdiden söylemek çok zor. Ancak, böyle oynamaya devam ederse her şey bir tarafa taraftarın tribünlere geri dönmesini sağlayacağı da kesin.
Kenan Karcı (Bugün Gazetesi) : Trabzonspor belki şampiyonluk trenini kaçırdı ama en azından Avrupa Kupaları’na katılacak bir derece, takımın bozulan mali yapısının da düzeltir.
Galatasaray-Gaziantepspor : 1-0
Sergen Yalçın (Fanatik Gazetesi) : Galatasaray’ın transfer ettiği Jo, oyuna dahil olduktan sonra sahadaki arkadaşlarına hareket getirdi. Ancak bu maça bakıp, değerlendirme yapmak doğru olmaz. Bence yetenekli ve faydalı olabilecek bir futbolcu. 1-2 maç beklememiz gerekiyor. Stoper Neill ise 90 dakika oynadı ve iyiydi. Ancak ona da fazla iş düşmedi. Kendisini gösterebilecek bir durum yoktu, çünkü Antep maçın büyük bölümünde 10 kişiydi…
Mehmet Demirkol (Milliyet Gazetesi) : Sonuç olarak 3 puan tamam. Ama şartlara göre esneklik göstermekte Galatasaray’ın bir problemi olduğu konusunda artık şüphe yok.
Uğur Meleke (Milliyet Gazetesi) : Nonda’nın fizik mücadele gereken her müsabakada olduğu gibi burada da eksik kalması ligdeki formasını Jo’ya beklenenden daha hızlı kaybetmesine neden olabilir. Ocak transferi Jo’nun da avantajı, Rusya’dan bu iklim koşullarına alışık olması… Galatasaray’ın 3 stoperi Emreler ve Gökhan’ın sağlık durumlarının takibi çok zorlaştığı için de Neill’ın devamlı oynaması muhtemel. Hatta Gökhan Zan sapasağlam dönse bile, Sabri sakatlar sırasından Uğur’a taktik vermeye devam ettiği sürece soğukkanlı ve sorunsuz Neill sahada kalır gibi..
Gürcan Bilgiç (Sabah Gazetesi) : Ancak bu şartlarda futbolculara veya teknik adama eleştiri getirmek çok doğru değil. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığına şahidiz çünkü. Ancak Caner’in defansif kostümünü çıkartıp, artık hücumların efendisi haline getirilmesi Cimbom’daki en net değişimdir.
Osman Tanburacı (Yeni Şafak Gazetesi) : Bu havada böyle maç, helal olsun! İki takım da olumsuz hava koşullarına rağmen mükemmel bir mücadele örneği sundular… Marka değeri marka değeri deyip duruyoruz ya… Seyirci gelmeyince marka değeri dondu ama futbolla içimiz ısındı! TFF’nin bu maçı tehir etmesini bekliyordum. Saha ağır diye değil, seyircinin ulaşımı açısından bu maç tehir edilmeliydi. Yazık!
Ahmet Çakır (Zaman Gazetesi) : Oynanmalı mıydı muhabbetini bırakıp Orhan Ayhan Ağabeyimizin benzetmesiyle ‘yoğurtlu ıspanak’ görünümündeki zeminde verilen zorlu mücadeleye şapka çıkarırken Gaziantepspor’un 10 kişi kalışı biraz işin tadını kaçırdı.
Biliyorum, bundan epeyce sıkıldınız ama bu kez yorum değil haber var: Karşılaşmanın ilk 45 dakikasını birlikte izlediğimiz Erman Toroğlu, hakemin takdir haklarını Galatasaray’dan yana kullanması karşısında ‘İstedikleri buydu’ anlamında bir değerlendirmede bulundu.
Tam olarak ne söylediğini yazamam -Çarşamba günü kendi açıklayacak- ama şöyle anlatabilirim: “F.Bahçe-Denizlispor maçında gol getiren o pozisyonda gerçekten faul var mıydı?” diye imalı bir soru sordu…. Bunu Beşiktaş maçının ertelenmesiyle de birleştirdiğinizde Türk futbolunun rekor ihale sonrasında yeniden 3 büyüklerin denetimine girdiğini anlamamız gerekiyordu.
Aziz Üstel (Star Gazetesi) : Dün gece “Eskimolar liginden” görüntülerle doluydu Ali Sami Yen. Federasyon maçı ertelese daha iyi olurdu. Allah’tan ciddi sakatlıklar yaşanmadı ve maç da kazasız belasız sona erdi.
Gökmen Özdemir (Vatan Gazetesi) : Bir de Uğur Uçar.. Böyle bir zeminde bırakmıştı sağ diz kapağını… 1.5 yıl uzak kaldı formasından… Dün hangi psikolojiyle oynadığını merak ettim.. Ve tabii.. O gün Konya’da G.Saraylı yöneticiler maçı oynamamak için direniyordu, dün ise 90 dakika oynansın diye ekstra bir efor sarfediyordu hepsi… Ya bir futbolcu sakatlansaydı ne diyeceklerdi kamuoyuna?
Ümit Aktan (Türkiye Gazetesi) : Maçı top oynama isteğiyle sürdüren G.Saray’da Caner ve Mustafa‘yı en başa yazarken yeni transferlerin verimli olacağını da vurgulamak istiyorum.
Hakan Şükür (Fanatik Gazetesi) : Öncelikle şunu belirtmeliyim ki beyaz örtünün sahalarımızı kapladığı bir dönemde Galatasaray takımının saha içerisindeki en büyük dezavantajıydı beyaz forma. Yoğun kar yağışı altında kamuflaj yapmış gibi birbirlerini görmekte zorlandı oyuncular. Aksine Gaziantepspor’un giydiği forma ve oyun anlayışları 10 kişi kaldıktan sonra bile bir şeyler yapmaya çalışan taraf olduğu görüntüsünü verdi. Televizyon başında maçı izleyenler de zorlandı.
Erman Toroğlu (Hürriyet Gazetesi) : Messi-Arda benzetmesi Arda’yı daha çok geriye götürecek. Öyle gözüküyor. Arda şunu unutmasın. Messi, Arda’yı pek tanımaz ama Arda, Messi’yi iyi bilir.