Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Kanal a ekranlarının ilgiyle izlenen programı Sporvizyon‘da bu hafta başta naklen yayın ihalesi ve Milli Takım olmak üzere Futbol Federasyonu‘nun uygulamaları tartışıldı. Kanal a Spor Müdürü Murat Çimen‘in sunduğu, spor yazarı Onur Belge‘nin yorumcu olduğu programın konukları Milli Takımlar Eski Sorumlusu Selami Özdemir ile spor yazarı Tahir Kum‘du…
Tahir Kum
Türk futbolunu yöneten federasyon geçmiş yönetimler de dahil olmak üzere bir kalite getiremedi. Futbolumuzu hala bir marka haline getiremeyişimizin en büyük sebebi federasyon seçimlerine endeksli bir yönetim anlayışının olmasıdır. Federasyon başkanlarının ve yönetim kurullarının ömürlerinin hala 3 büyüklerin elinde olduğu bir zihniyetle kaliteye ulaşacağımızı sanmıyorum. Bugün Mahmut Özgener ve arkadaşlarının o koltukta ne kadar oturacağı Fenrbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın insiyatifinde.Bu geçmiş yönetimler için de geçerliydi. Ne zaman futbolumuzu 3 büyüklere endeksli olmaktan çıkarırsak o zaman kalite gelir. Bugün futbolu Mahmut Özgener yönetmiyor 3 büyük kulüp yönetiyor. Hukuk kurulunun başkanı neden Galatasaray 2.başkanı Mehmet Helvacı’nın kardeşi? Ayrıca Levernt Bıçakçı döneminde disiplin kurulunu Fenerbahçe, tahkimi Beşiktaş kurmadı mı?
Naklen yayın ihalesine gelince.. Maçların şifreli naklen yayın hakkını bulunduran pakete Bank Asya 1.Ligi’ nide dahil ederek federasyon elde edeceği geliri 300-400 milyon dolarlara çıkarmayı hedeflemiş hazırlanan taslakla.Halbuki Bank Asya ayrı bir pakette pazarlanmalıydı.B paketini alan kuruluş ise maçların 15 er dakikalık özetlerini şifresiz yayınlama hakkına ve haber amaçlı görüntüleri diğer kanallara dakikası 10 bin dolardan satma hakkına sahip olacak. Tabi bu fiyata alıcı bulabilirse! Bu taslak onaylandıktan sonra Rekabet Kurumu’na gidecek. Orada da onaylanırsa ihaleye çıkılacak.
Selami Özdemir
Benim naklen yayın ihale şartnamesi taslağından anladığım maçları şifreli olarak naklen yayınlayan kanal kendi spor programını da şifreleyecek. Şifresiz kanal ki bu da bence TRT olacak uzun özetleri verecek. Diğer kanallarsa üçer dakikalık özetleri son maçın bitiminden 12 saat sonra yayınlayabilecek. Böylece futbolseverler iki kanala mahkum olacak.
Siyasi otoritenin futbolun içinde olmak istemesi bence istikrara engel oluyor. Şenes Erzik döneminden başlayıp Haluk Ulusoy’la devam eden bir program ve felsefe 2004 yılında siyasi otoritenin değişmesinin getirdiği dayatmalarla son buldu. O yüzden siyaset futbolun içinde olmamalı. 3 büyüklerin de bu sürece katkısı var tabi ki. Gerektiğinde başbakanı, bakanları devreye sokabiliyorlar. Onların siyasetçilerle haşır neşir olması futbolu olumsuz etkiliyor. Haluk Ulusoy döneminde siyasi müdahaleler oldu. İki medya gurubu naklen yayınlar konusunda birbirine girince zamanın başbakanı ve devlet bakanları hakem görevi üstlenip işin içine girdiler.
Federasyonun milli takım teknik direktörü için acele etmemesi bunun yabancı olacağını gösteriyor. Çünkü yerli bir hoca düşünselerdi şimdiye kadar çoktan açıklarlardı. Dünya kupasına gidemeyen takımlardan birinin hocası olabilir mesela. Sözleşmesi devam eden hiçbir teknik adam gelip size imza atmaz. Örneğin Hiddink ancak Rusya’nın dünya kupasına gidememesi durumunda sizinle masaya oturabilir. Löw de ancak dünya kupası sona erdikten sonra gelebilir. Belli ki henüz görüşmelerden bir sonuç alamamışlar.
Onur Belge
Basına yansıyan naklen yayın ihalesi taslağı adresi gösteriyor bence. Kafa kafaya gelmesinler yayın kuruluşları önce aralarında anlaşsınlar diye federasyon böyle bir formül bulmuş. Bu taslak zaten ihalenin kime yada kimlere gideceğini açıkça işaret ediyor. Bu arada şifreli yayında ısrar edilmesini de anlayamıyırum. Bu hafta Beşiktaş-Fenerbahçe maçı var mesela. İstediğiniz kadar açık kanaldan yayınlayın bu maçı stad gene dolar.
Bana göre milli takımlara çoğunlukla torpilliler alınıyor. O bunun kardeşi, bu bunun yeğeni. Örneğin Gökhan Gönül.. Böyle kaliteli bir futbolcu a milli takıma gelene kadar hiç mi keşfedilmedi? Neden genç milli takımlara çağrılmadı zamanında? Bunu bir düşünmek lazım. Ayrıca, bu haftanın boş geçirilmesi tam bir başıboşluk bence. Hiçbirşey bilmiyorlarsa a milli takımla ümit ve gençler bir karma yapıp aralarında bir maç yapmalıydı ki arkadan gelen gençler de en azından motive olabilseydi gelecek için.
Bu arada programa telefonla katılan deneyimli spor yazarı Atilla Türker Ankaragücü’nde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
‘Ankaragücü yönetimi Hikmet Karaman’ın sözleşmesini ağır bulduğunu açıkladı. Ancak yeni göreve gelen Sollied’e yıllık 700 bin avro verecekler. Hikmet Karaman ise yıllık 700 bin dolar alıyordu. Tabi bu rakama prim vs gibi detayları da ekleyince rakamın 1,5 milyon dolara çıktığı da söyleniyor. Ama ortada bir para meselesi yok esasında. Ağır bir sözleşme de yok. Sorun Hikmet Karaman Ankaraspor’da görev yaparken zamanın futbol şube sorumlusu Ahmet Gökçek ile yaşadığı tatsızlıklardır. Ankaragücü her maçını kazansa bile bu ayrılık yaşanacaktı. Örneğin farklı Galatasaray galibiyetinden sonra başkan Ahmet Gökçek’in ‘Hikmet hocanın bu başarıda hiçbir katkısı yoktur’ demesi bunun bir işaretiydi..’
Basın Bülteni