Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”

Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”

Büyüka Ayıp Etmiş… Özer Başkaları Övsün

 

 Coşkun TÜRK

 

Bunun yeni sezonu da var, görüşeceğiz hocayla…

 

Bu ve buna benzer sözleri artık “Duayen” gazeteci diye tanımlayabileceğimiz Sayın Şansal Büyüka‘nın Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli için söylediğini çok sağlam iki kaynaktan duydum. Nedeni de Mustafa Denizli‘nin Milliyet gazetesinde çıkan röportajıymış. Denizli nasıl olur da Büyüka‘nın yöneticiliğini yaptığı televizyonlara konuşmadan Milliyet‘e röportaj verirmiş. Öncelikle duayen diye anılan Sayın Büyüka‘nın bu tavrını hiç hoş karşılamadım. Türk Dil Kurumu‘nda duayen’in karşılığında şu yazıyor: (1. Aksakal. 2 . Kordiplomatikte kıdemlilik bakımından başta gelen diplomat.) Ancak bizim mesleğimizde ve birçok meslekte bunun anlamı o mesleğin en üst seviyesinde, örnek alınacak kişidir. Kendi gazetesine ya da televizyonuna röportaj vermedi diye bir teknik direktöre diş bileyen, hatta hafif tehdit eden tavır bir duayene hiç ama hiç yakışmaz. Gelelim Mustafa Denizli‘nin Milliyet‘teki röportajına. Aslında Mustafa Denizli şampiyonluk sonrası ilk röportajı Posta gazetesine verdi. Sevgili Osman Şenher ile birlikte gittiğimiz o röportajda Mustafa hoca çok sıkıntılıydı. Amacı hiçbir gazeteciye röportaj vermemekti. Ancak, Denizli, Beşiktaş ile anlaştığı gün sevgili Osman Şenher tebrik edip “Hocam sen bu işi başarırsın. Beşiktaş’ı da şampiyon yaparsın. Çünkü Türk futbolunu ve Türk insanını çok iyi biliyorsun” demiş ve şampiyon olması durumunda ilk röportaj sözünü almıştı. Denizli bütün sıkıntısına rağmen sözünü tuttu ve röportaj bittiğinde “Ne olur çok geniş yer ayırmayın bana. Diğer arkadaşlar bozulur sonra” demişti. Röportajımız sırasında da telefonu hiç susmamış çeşitli gazetelerden röportaj istekleri gelmişti. Sonrasında Milliyet gazetesinde röportajı çıktı. Bu röportajın sözünü de sevgili Bilal Meşe, Rauf Tamer ağabeyimizle Ümraniye Tesisleri‘ne gittiği bir gün almış. Denizli, Meşe ile yaptığı röportajda da aynı sıkıntılarını dile getirmiş ve “Çok geniş kullanmayın” ricasında bulunmuş. Şimdi böyle bir durumda Denizli’ye “Bunun yeni sezonu da var, görüşeceğiz hocayla” demek ne kadar etik ve duayen gazeteciye yakışır sormak isterim…

 

Habertürk‘ün Spor Müdürü Sevgili Halil Özer, geçtiğimiz günlerde “Sen çıldırdın mı” diye telefonlar alıyorum diye yazmış. Amatör sporlara tam sayfa ayırmasından sonra bu telefonları aldığını ve Türk basınının buna alışacağını vurgulamış, öncü olduklarını iddia etmiş. Evet, Kırkpınar güreşlerinin, tenisin, Fransa Bisiklet Turu‘nun Habertürk‘te tam sayfa yer alması övünülecek bir durum. Ama sevgili Halil bırak da başkaları övsün seni. Sana buradan iki hatırlatma. Milliyet‘te Galatasaray muhabiriyken acaba amatör sporlara bakış açın nasıldı? Ve ikincisi, futbolda lig başladığında amatör sporlara yine tam sayfalar ayıracak mısın? Eğer ayırırsan buradan ilk kutlayan yine ben olacağım.

 

15.7.2009 08:07

 

 

 

Yorum yazın






  © 2012 AtarYemez