Feridun Düzağaç “Biz romantik futbolseverler isteriz ki, futbol hep güzelliklere gebe olsun. Centilmenlik ve erdem doğursun falan filan”
Feridun Düzağaç “Sadece iyi ve erdemli insanların taraftar olmadığını ve bunun doğaya aykırı olduğu gerçeğini hep görmezden geliriz”
Coşkun TÜRK
Önce Sezar’ın hakkı Sezar’a… Son günlerde spor basınının kendini sorgulamasına neden olan AtarYemez‘e iyi ki varsın diye girizgah yapalım ardından bir durum değerlendirmesinde bulunalım. Sonunda da bazılarının yaptığı gibi BİR, İKİ, ÜÇ… diye hem yorum yapıp hem de soralım…
Spor basınının son günlerde kendini sorgulamasının adımı Hürriyet gazetesinde çıkan Alex-Lefter röportajıyla başladı. O röportajın nasıl yapıldığını yazınca ortam hafif yollu hareketlendi. Sonrasında yine Hürriyet gazetesinde Bünyamin Gezer‘in tele röportajının nasıl özel rica ve izinle yayınlandığını yazdım. Bu röportajın ardından hareket daha da arttı.
Ardından Ercan Saatçi ile Metin Özülkü‘nün yıllar önce çekilen Galatasaray‘a küfür ettikleri görüntüler sızdı. Bu görüntülerin ardından deyim yerindeyse ortalık toz duman oldu. Bu toz duman arasında herkes işi bir yerlerinden tutup yorum yaptı. Ama bu yorumların birçoğunda maalesef gerçekler saptırılmaya çalışıldı.
Neredeyse küfür savunulmaya çalışıldı, küfürü edenden çok kaseti sızdıran suçlandı. Hatta ve hatta iki büyük kulübümüz Fenerbahçe ve Galatasaray birbirlerine girdi karşılıklı açıklamalarla olayı başka bir noktaya çekti. İşin içine Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener de dahil oldu.
Olması da doğaldı çünkü sadece tanıdığı gazetecilerle görüşüyor, diğerlerini yok sayıyordu. Bu toz duman arasında nefis yorumlar yapıp spor basınının bugününün fotoğrafını net bir şekilde çekenler oldu. Cüneyt Karakaya zaten bu işe en başından beri başkoymuş durumda. Sonrasında Turgay Demir, Cem Kurel, Öcal Uluç, Halil Özer, Attila Gökçe, Naci Arkan nefis yazılar yazdı.
Necil Ülgen,Fanatik‘te polemik sayfası hazırlayıp herkesin görüşünü aldı, kendi de bu sayfaya nefis bir mini yorum yaptı. Bu yazıların çoğu AtarYemez‘de var. Karşıt görüşte olanlar da var tabii ki… Onlar da yorumlar yazdı Ercan Saatçi‘yi destekler nitelikte… Yorum ve sorulara geçmeden Ercan Saatçi ile birlikte Hürriyet Spor‘daki değişimle ilgili fikrimi yazayım…
Ciddi anlamda değişiklikler var. Yıllar öncesinin ‘televole‘sini gazeteye uyarladılar. Çok beğenen de var, burun kıvıran da… Doğru yolda olup olmadıklarına tabii ki okuyucu karar verecek. Ancak bir hatırlatma; televoleler öyle bir hal almıştı ki önce 2001′de askerden sonra da 2003′te RTÜK‘ten veto yemişti. Birçok televizyonda yer alan televole türü programlar tek tek yayından kalkmıştı.
Ve başlayalım BİR, İKİ, ÜÇ’e…
BİR: Alex-Lefter röportajını kim yaptı? Ercan Saatçi‘nin fotoğrafıyla yayınlandı ama onun yapmadığı ciddi şekilde konuşuldu, konuşuluyor. Buna şahitlik edecekler de var. O zaman bu soruya cevap verecek olan kişi Ercan Saatçi‘dir. Sayın Saatçi bu röportajı siz mi yaptınız? Yapmadıysanız neden fotoğrafınızla birlikte röportajı sizin yaptığınız gibi yayınlanmasına izin verdiniz? Hürriyet gibi bir gazetenin sorumluluğuna getirilen bir kişi olarak bunu etik buluyor musunuz?
İKİ: MHK‘nin konuşma yasağı olmasına rağmen derbi sonrası Bünyamin Gezer‘in sadece Hürriyet gazetesine konuşmasına kim, kimin aramasıyla, neden izin verdi? Buradaki kim Mahmut Özgener mi? Buradaki ‘kimin’ Ertuğrul Özkök olmadığını, Mahmut Özgener, Turgay Demir‘e söylemiş. Acaba bu ‘kimin’ Özgener’in çok sevdiği bir başka gazetede çalışan birisi mi? Buradaki ‘Neden’ Hürriyet‘teki yeni yapılanmaya tam destek mi? Eğer öyleyse spor servisine bu tam destek Esat Yılmaer döneminde neden verilmedi?
ÜÇ: Bir önceki yazımı, “Biliyorsunuz Alex-Lefter röportajından sonra Fenerbahçe Başkanı basındaki isyanı dindirebilmek için çok sayıda futbolcusuna istemeye istemeye röportaj izni vermişti. Aynı durum Özgener için de geçerli. Bakalım Özgener bundan sonraki derbilerde ya da olaylı maçlarda kimlere konuşma izin verecek. Merakla bekliyoruz…” diye bitirmiştim. Özgener isyanı dindirebilmek için bir başka büyük gazetenin spor müdürüyle yemek yedi. Bu yemekler devam edecek mi?
DÖRT: Ercan Saatçi sızdırılan kaset nedeniyle özür dilediğini ısrarla belirtiyor. Peki, 2001 yılında Fenerbahçe‘nin şampiyonluk kutlamaları sırasında eline stadın mikrofonunu alıp tribünlerin toplu halde Galatasaray‘a küfür etmesine önayak oldu mu olmadı mı? Eğer olduysa bir kez daha özür dileyecek mi? Ortalıkta yeni kasetlerin çıkacağı dedikoduları var. Her kaset çıktıktan sonra hep aynı nakarat mı olacak?
BEŞ: O kasette Metin Özülkü, “Küfürlü yerleri montajlayın. Bu programı kadınlar da izliyor” diyor, Ercan Saatçi de bunu onaylıyor. O programı kadınlar izlemese Galatasaray‘a küfür serbest mi olacak?
ALTI: Habertürk‘te bugün Tahir Kum müthiş iddialarda bulunmuş Ercan Saatçi ve Futbol Federasyonu ile ilgili olarak. Bu iddialara cevap verilebilecek mi?
YEDİ: Ercan Saatçi, Galatasaraylı yönetici Haldun Üstünel‘i telefonla “Sizin de kasediniz var” diye tehdit etmediğini söylüyor. Ancak bu tehdidin Vatan gazetesi spor müdür yardımcısı Gökmen Özdemir vasıtasıyla yapıldığı söyleniyor. Bu iddiaları Gökmen Özdemir yalanladı. Acaba Haldun Üstünel de yalanlayacak mı? Bu durumda Haldun Üstünel‘in susması doğru mu? Bu konuyla ilgili yani Gökmen Özdemir‘in olayın içinde olup olmadığıyla ilgili ibrahims@gazetevatan.com yorum yazacak mı?
SEKİZ: Spor basınının duayeni sayılan, akil adam olması beklenen Şansal Büyüka bu konularla ilgili görüşlerini sadece yemeklerde görüştüğü ve moda deyimle geyiğin dibine vurdukları spor medyası ve spor adamlarıyla mı paylaşacak yoksa kendisine yakışanı yapıp ya Akşam gazetesinden ya da Lig TV‘den bir açıklama yapacak mı?
DOKUZ: Her konuda bir fikri olan ve medyayı çok iyi bildiğini savunan Hıncal Uluç, kardeşi Öcal Uluç gibi ne zaman bir açıklama yapacak? “Ercan Saatçi ile Metin Özülkü‘nün kasedini Fenerbahçe sızdırdı” gibi komplo teorisi üretmeden son dönemdeki spor medyasının durumunu özetleyen bir yorumu olmayacak mı?
VE ON: Ercan Saatçi’nin gazetedeki en büyük destekçilerinden bir televizyon eleştirmeni Hürriyet gazetesinde öğle yemeğinde kendisine yöneltilen “Ercan Saatçi‘yi niye bu kadar savunuryorsun” sorusuna, “Savunurum tabii. Bırak sporun başında kalsın. Eğer orada başarısız olursa magazinin başına yani bizim başımıza gelir” dedi mi demedi mi?
Not: Yukarıda adı geçen, ima edilen, bu yazılanlara cevabı olan, karşı çıkan herkese köşem açık. Cevaplarını tıpkı benim gibi hakaret içermeden yazmak koşuluyla aynen yayınlayacağım.
Sayın Türk
Yazdığınız yazıdan ötürü sizi yürekten kutluyorum.
Bu yazı ,birkaç gün önce ATARYEMEZ ‘ e yolladığım ‘…yok mu bu ülkede yapılan yanlışları haykıracak gazeteciler !…’ başlıklı yazımada adeta bir yanıt gibi olmuş.
( bu yazımı merak ederseniz sizin bilginize de yollayabilirim )
Teşekkürler,Sevgiler,Saygılar
Benim bildiğim gazeteci soru sormaz,soruların cevabını araştırıp bulur!
İşte olaylardan bir rant sağlayıcı daha…..
ben spor basınında bu sorulara yanıt verebilecek delikanlı tanımıyorum. varsa bir adım öne çıksın.
bu arada bu basın kaan koç gibi tepeden inen değil tepeden düşen bir yazar daha görmemiştir. di mi coşkun ağabey….
Sen neymişsin be Ercan Saatçi helal olsun sana.
Koskoca sitede senin ismin geçmeyen bir haber yok.
Ne kadar çok adamın ayağına basmışsın.
Herkesin iki gözü iki çeşme.
Yeter artık aynı kaonuları okumaktan gına geldi.
Tarafsız olduğunu her fırsatta söyleyen ligtv ,Diyarbakır-G.saray maçından sonra yayımlanan ”Bizim çocuklar” adı altnda yayımlanan yazıdan kimse söz etmiyor.
Ligtv genel yayın yönetmeni sn Cem Kurel gelen tepkileri
karşılamak için yazdığı özürü kabahatinden büyük yazından bahseden yok.Ligtv yazıyı neden hemen yayından kaldırdığından bahseden yok.
Varsa yoksa Ercan Saatçi.Bıktık artık.
çoşşşş süper yazı tebrik ederim…